Osmanlı’da Çay

Osmanlı Hilal-ı Ahmer hanımlar merkeziyesinin yayımladığı 1332(1916-17) yılı takvimine taninden bir çay manzumesi alır.Bu tarih,Türkiye’de çay üretimi teşebbüslerinde bir dönüm noktasıdır.Edebi değeri olmasa da,çayın kamuoyu gündeminde olması sebebiyle takvime alındığı anlaşılan şiir,çay hakkında bazı değerlendirmeler yer vermesi bakımından ilgi çekicidir.”Çayın kokusu,rengi,ve içimi hoştur.Demlendiğinde pek hoş olur.Doğu’da,Batı’da şöhreti vardır,herkes ona müpteladır.Yararları saymakla bitmez. Birinci faidesi,insanları bir araya gelmesine vesile olmasıdır.ikinci yararı ise,mikropları öldürmesidir.Çay içen hasta olmaz.”

Boyu hoştur,rengi hoştur,taamı hoştur,şurubu hoş demlenirse pek hoş olur afiyetle iç çayı Şark ve Garpda şöhreti var müptela herkes ona ateşi yok keyfine bak lezzet ile iç çayı hassası çoktur ad da gelmez söylesem bir bir sana hoşgüvardır etme inkar bardak ile iç çayı Nefi evvel:”Davet eyler ittihada adamı” Rahat ile et muhabbet ictima ile iç çayı Nefi sani:”Çay içersen öldürür mikropları istersen doktora sor itikadla iç çayı cayma çaydan yüz çevirme çayın elbet cayi var kim içerse hasta olmaz itimadla iç çayı.”

Scroll to Top