Bu fikir bir zamanlar Avrupa’da herc-ü merci mucip oldu. Bu cereyan evvela orada başladı. Bizim İslam hurufatımız kafi değilmiş. Binaenaleyh Latin Hurufatı istimal edilmiştir. Orada bazı arkadaşlarımız bu fikrin mürevvici oldular. Fakat neticede bunun felaketli olduğunu anladılar ve pişman oldular. Bu fikrin müthiş bir felaket olduğunu Arnavut kavmi de pek geç olarak anladı. Maatteessüf arz ederim ki, Azerbaycanlı arkadaşlarımız da bu felakete bugün düştü. Bu hususta, hususi olarak bizden de fikir soranlar oluyordu biz bunun vahametini ve bu harflerin değiştirilmesinin bugün küre-i arz üzerinde yaşayan 350 milyon insana ait olduğunu söyledikse de onlar anlaşılmaz bir şekil huruf kabulü noktasına doğru yürüdüler.
Arkadaşlar, bugün hangi Ecnebi ile görüşseniz, ilk işi ve diyeceği söz: Türkçe gayet güzel bir lisandır, kolaydır, fakat harfleri fenadır. Bunlar bütün Ecnebilerin ağzından ve sizinle ilk görüşen bir Ecnebi’nin size ilk telkin edeceği şeylerdir. Ve bu fikir ekseriyetle Gayri İslam insanlarından ibaret olan birtakım tercümanlar vasıtasıyla her tarafta ve hasseten İstanbul’da Ecnebilere telkin edilmektedir. Binaenaleyh bugün bir kuvvet vardır ki, bu kuvvet bütün cihana karşı bu propagandayı yapıyor: “Türk yazısı güçtür okunmaz.” Bendeniz bu mesele ile bizzat uğraştım ve Arnavutluk ihtilali içinde bulundum. Acaba Latince kabul edilebilir mi? Bu kabul edildiği gün memleket herc-ü merce girer. Her şeyden sarf-ı nazar bizim kütüphanelerimizi dolduran mukaddes kitaplarımız, tarihlerimiz ve binlerce cilt asrımız bu lisanla yazılmışken, büsbütün başka bir şekilde olan bu harfleri kabul ettiğimiz gün en büyük bir felakete uğramış oluruz. Derhal bütün Avrupa’nın eline güzel bir silah verilmiş olur. Bunlar Alem-i İslam’a karşı diyeceklerdir ki: “Türkler Ecnebi yazısını kabul etmişler ve Hristiyan olmuşlardır.” İşte düşmanlarımızın çalıştığı şeytanetkarane fikir budur.
Bizim hurufatımız okunmaz değil, belki hurufatımız dünyanın en güzel şeklidir, ikinci bir nokta daha vardır ki, bendeniz Ecnebilerle 2 sene Harb-i Umumi’de beraber çalıştım, onlarla karşı karşıya aynı şeyi not ederek, Ecnebiler bir sahife yazıncaya kadar ben on sahife yazar işimi bitirirdim. Almanca-Fransızca hurufat hep böyledir ki, bizim dilimizi terennüm edecek hiçbir Latin harfi yoktur. Bugün Fransızca huruf o kadar karışıktır ki bizim dilimizi kabul değil terennüm edemez. Bu mesele inceden inceye tetkik edilmiştir. Binaenaleyh istirham ediyorum
zararlı olan -ki zararını bilhassa İslam kavimleri çekmiştir- bu gibi mesaili bırakalım, böyle fikirler içimize girmesin. Sonra büsbütün lal’ü ebkem olur ve bütün Alem-i İslamı üzerimize hücum ettirir ve kendi aramızda birbirimizi yeriz. Gerçi bu teklif, hiç şüphe etmiyorum ki, samimiyet ve hüsn niyetli verilmiştir. Fakat başka taraftan da pek kaba fikirler içimize zerk ediliyor. Bunlardan kendimizi sıyanet edelim.



