Yaklaşık 450 yıllık tarihi ve Ayasofya’ya benzerliğiyle dikkat çeken Kılıç Ali Paşa Camii İstanbul’un Tophane Meydanında bulunur.İstanbul’un eski ve en güzel eserlerinden biri olan bu camii,Ayasofya’nın Mimar Sinan tarafından yeniden yorumlanmış hali olarak da kabul edilir.Camiinin yapılış hikayesinde,camii banisi Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa,dönemin padişahı 3. Murad’dan camii yaptırmak için arzı ister.Fakat padişah,Kılıç Ali Paşanın Kaptan-ı Derya olmasından sebep latifeyle karışık, “Sen ki deryalar serdarısın.Bütün deryalar senin.Camiini de deryanın üstüne yapasın.” der.Bunun üzerine de Kaptan-ı Derya Mimar Sinanla istişare eder ve Tophane rıhtımının kenarında,bulunduğu yeri moloz,toprak doldurtarak inşa ettirir. Bunun üzerine Kılıç Ali Paşa Camii deniz üzerine kurulan ilk camii olur.Ayrıca bir söylentide Hazret-i Hızırın camda her gün bir vakit burada namaz kılacağım diye gelip Kılıç Ali Paşaya camiinin açılışını yapmak istediğini söylemiştir.Bu isteği garip karşılansa da kabul edilmiştir.Bu söylenti halk arasında o kadar inanılmıştır ki Hazret-i Hızırla namaz kılmak isteyenler bir tam gün burada namaz kılmak istemişlerdir.
Bir iddia da şu ki Haçlı donanmasında asker olan sonradan Don Kişot romanını yazacak olan Cervantes,İnebahtı Deniz Savaşının ardından 1575’te İspanya’ya dönerken bindiği kadırga Osmanlı donanması tarafından kuşatılmış,Kılıç Ali Paşaya esir düşmüş,akabinde İstanbul’a getirilip Kılıç Ali Paşa Camii inşaatında birkaç yıl amele olarak çalıştıktan sonra sahibi tarafından azad edilmiş ve İspanya’ya dönmüştür.



